hakia türkçe olmuş haberimiz yok :)



hayırlı olsun hepimize =)

birde buradan Webware yarışmasına oy kullanmanız için link verilmiş ben direk vereyim


Technorati : , , ,

Chip Tr ve Google buluÅŸmuÅŸ!

R10‘da gezinirken rastladım Chip’in sitesine en son lisede girmiÅŸtim forumdaki link sayesinde birkez daha girdim :)

Chip Tr ile Google’dan bir eleman (Douglas Merrill) sunum yapıyor videolar felan var ben izledim her PC meraklısı ve Google kullananların birkez de olsa izlemesini öneririm fikir edinmiÅŸ olursununz arama mantığının nasıl iÅŸlediÄŸini.


Technorati : , , ,
Del.icio.us : , , ,

Blogger Beta Test Ettin mi? Artık Google Hesabıyla Giriş Yapılabiliniyor

Blogger Beta Test Ettin mi? Artık Google Hesabıyla Giriş Yapılabiliniyor

Evet ben denedim süper olmuş bu sefer, en başta göze çarpan bazı özellikler.

  • Ajax Heryerde :)
  • Direk Publish diyince sayfayı PUBLISH edebiliyorsunuz.
  • Tema editörü konulmuÅŸ İstediÄŸiniz nesneyi istediÄŸiniz yere taşıyabiliyorsunuz.
  • Temalar zenginleÅŸtirilmiÅŸ. Ve Tema upload eklenmiÅŸ. Bu özellik harici temalar yüklemenize yardımcı olacak:)
  • Yani bu sefer adam akıllı olmuÅŸ :D

Bence google kendi xxx.googlepages.com açıp sonra kullanılmayınca BLOGGER ile yola devam etmesi kızasa hüsrana uğramasıdır :)

Åžimdi de YOUTUBE yi satın adı buda Video Google ‘ın iÅŸ yapadığının göstergesidir veya Yeni bir reklam anlayışı :)

Neyse BLOGGERlı güler dilerim kib.

Benim yeni BLOGUM: http://euro-2008-euro-2008.blogspot.com/

hehe kenan ışık kimdir ve google :)

Osmanerdogan.net in istatistiklerine bakarken gozume biÅŸi takıldı birisi googleda “kenan ışık kimdir” diye aratmıs ve birinci sırada osmanerdogan.net yani benm sitem cıkmıs gül gül yarıldım yawss :D

işte link tıkla ve gör :) GOOGLE ARAMA

inanmıyorsan kendin dene http://www.google.com gir ve “kenan ışık kimdir” yaz ara

Kağıt icat ?

Kağıt icat ?

Kağıt Paranin Tarihcesi

Para icat edilmeden once, deniz kabugundan kiymetli metallere kadar cesitli mallar degisim araci olarak kullanilmistir. Tarihi kayitlara gore, M.Ö. 118 yilinda Çinliler deri para kullanmislardir. İlk kağıt para ise M.S. 806 yilinda yine Çin’de ortaya cikmistir.

Batida kağıt paralarin basilmasi ve kullanilmasi 17 nci yuzyilin sonlarina rastlamaktadir. İlk kağıt paranin 1690’li yillarda Amerika Birlesik Devletleri’nde Massechusetts Hukumeti, İngiltere’de ise “Goldsmiths” ler tarafindan basildigi ve dolasima cikarildigi, 1694 yilinda İngiliz Merkez Bankasi ve daha sonra diger ulke merkez bankalarinin kurulmasi ile de yayginlastigi gorulmektedir.

A) Osmanli İmparatorlugu’nda Kağıt Para

1) Kaime

Osmanli İmparatorlugu’nda ilk banknotlar idari, sosyal ve yasal reformlarin gundeme geldigi tanzimat doneminde tedavule cikarilmistir. Banknotlar bu donemde esas olarak reformlarin finanse edilmesi amaciyla basilmistir.

İlk Osmanli banknotlari Abdulmecit tarafindan 1840 yilinda “Kaime-i Nakdiye-i Mutebere� adiyla, bugunku dille “Para Yerine Gecen Kağıt�, bir anlamda para olmaktan cok faiz getirili borc senedi veya hazine bonosu niteliginde olmak uzere cikarilmistir. Bu paralar matbaa baskisi olmayip, elle yapilmis ve her birine de resmi muhur basilmistir. Kaimelerin zaman icerisinde taklidinin kolayca yapilmasi ve kağıt paraya olan guvenin azalmasi nedeniyle 1842 yilindan itibaren matbaada bastirilmasina baslanarak, el yapimi olanlarla degisimi saglanmistir. Osmanli İmparatorlugu’nda 1862 yilina kadar cesitli sekil ve miktarlarda kaime ihrac edilmistir.

Osmanli İmparatorlugu’nda, 1856 yilinda İngiliz sermayesi ile kurulan Osmanli Bankasi “Bank-i Osmani�, 1863 yilinda Fransiz ve İngiliz ortakliginda “Bank-i Osmanii Şahane� adiyla bir devlet bankasi niteligini kazanmistir. Osmanli İmparatorlugu’nun sik sik Avrupa piyasalarindan borclanmak zorunda kaldigi donemlerde İngiltere ve Fransa, devletten ziyade, kendi idaresi altindaki bu bankaya guven duymus ve mali iliskilerini bu banka kanaliyla yurutmeyi tercih etmistir.

Osmanli İmparatorlugu, Osmanli Bankasi’na hukumetin hic bir bicimde kağıt para basmayacagi ve baska bir kuruma da bastirmayacagi taahhudunde bulunarak, 30 yil sure ile kağıt para ihraci imtiyazini vermistir. Osmanli Bankasi ilk olarak 1863 yilinda, istendiginde altina cevrilmek uzere, Maliye Nezareti ve kendi muhurlerini tasiyan banknotlari tedavule cikarmis, 1863-1914 yillari arasinda da cesitli sekil ve miktarlarda banknot ihrac etmistir.

Yukarida belirtilen taahhut verilmekle birlikte, Osmanli yonetimi Osmanli Bankasi ile anlasarak, halk arasinda “93 Harbi” olarak bilinen 1876-1877 Osmanli-Rus Savasi sirasinda, savas masraflarini karsilayabilmek amaciyla kaime ihrac etmistir.

2) Evrak-i Nakdiye

Birinci Dunya Savasi sirasinda Osmanli Bankasi hukumetin avans ve banknot ihrac istegini geri cevirmistir. Osmanli Bankasi’nin savas doneminde banknot ihrac ayricaligini kullanmayacagini aciklamasi uzerine Osmanli yonetimi, 1915 yilindan itibaren altin ve Alman hazine bonolarini karsilik gostererek dort yil boyunca, yedi tertipte toplam 160 milyon liranin uzerinde banknot cikarmistir. Bu banknotlar “evrak-i nakdiye� adi altinda Turkiye Cumhuriyeti’ne intikal etmistir.

B) Cumhuriyet Donemi Banknotlari

Osmanli İmparatorlugu’ndan intikal eden evrak-i nakdiyeler, Cumhuriyetin ilk yillarinda para bastirilamadigindan, 1927 yili sonuna kadar tedavulde kalmistir.

Bir devletin egemenlik ve bagimsizlik sembolu olmasi nedeniyle, Turkiye Buyuk Millet Meclisi’nde, 30 Aralik 1925 tarih ve 701 Sayili “Mevcut Evrak-i Nakdiyenin Yenileriyle İstibdaline Dair Kanun� kabul edilerek ilk Turk banknotlarinin bastirilmasina karar verilmistir. Bu kanun ile, mevcut evrak-i nakdiyenin ayni nitelik ve miktarda kağıt para ile degistirilmesi esas alinip, paranin sekli ve basilip degistirilmesi gibi konulari duzenlemek uzere, Maliye Vekaleti’nden bir temsilcininin baskanliginda Ziraat, Osmanli, İtibar-i Milli, İs, Akhisar, Tutunculer ve Aksehir bankalari ile Turkiye’de faaliyet gosteren diger baslica bankalarin birer temsilcisinden olusan bir komisyonun gorevlendirilmesi hukme baglanmistir.

1) Birinci Emisyon (E1) Grubu Banknotlar

Donemin Maliye Bakani Abdulhalik Renda baskanligindaki komisyon 9 aylik bir calisma sonunda 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 liralik kupurlerden olusan Birinci Emisyon Grubu banknotlarin basilmasi kararini almis ve basim isi, bir İngiliz firmasi olan Thomas De La Rue’ya verilmistir. Bu banknotlar, filigranli kağıtlara kabartma baski teknigi ile basilmistir.

Bu emisyon grubundaki banknotlar 1 Kasim 1928 Harf Devrimi’nden once bastirildigi icin ana metinleri eski yazi Turkce, kupur degerleri ise Fransizca olarak yazilmistir.

İlk Turkiye Cumhuriyeti banknotlari olan Birinci Emisyon Grubu banknotlar 5 Aralik 1927 tarihinde dolasima cikarilmistir. Tedavulde bulunan mevcut evrak-i nakdiyeler ise, 4 Aralik 1927 tarihinden itibaren dolasimdan cekilerek 4 Eylul 1928 tarihinde degerlerini yitirmistir.

Turkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi’nin Kurulusu

Cumhuriyet Yonetiminin, banknot ihraci imtiyazinin, kurulacak bir milli bankaya verilmesi konusundaki kararliligi cercevesinde, Turkiye Buyuk Millet Meclisi’nce 11 Haziran 1930 tarih ve 1715 sayili Kanun ile Turkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi’nin kurulmasi kabul edilmistir. Banka, gerekli hazirliklar tamamlanarak 3 Ekim 1931 tarihinde faaliyete gecirilmis ve banknot ihraci imtiyazi munhasiran Merkez Bankasi’na verilmistir.

2) İkinci Emisyon (E2) Grubu Banknotlar

Turkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi kurulduktan sonra, harf devriminden once basilan eski yazili banknotlar, latin alfabesi ile basilmis yeni banknotlarla degistirilmistir.

Latin alfabesi ile hazirlanmis yeni banknotlar, 50 Kurus, 1, 21/2, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Turk Liralik olmak uzere 9 farkli degerde ve 11 tertipten olusmustur. Sozkonusu banknotlardan 50 Kurusluk Almanya’da, digerleri ise İngiltere’de bastirilmistir.

Turkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi tarafindan dolasima ilk cikarilan banknot olan 5 Turk Liralik banknotu da iceren İkinci Emisyon Grubu banknotlar, 1937-1944 yillari arasinda tedavule cikarilmistir.

İkinci Emisyon Grubu icinde hem Ataturk, hem de İnonu portreli banknotlar yer almaktadir.

İkinci Dunya Savasi sirasinda tedavule verilmeyen banknotlar

Bu emisyon grubu icinde İngiltere’de bastirilan ancak, İkinci Dunya Savasi sirasinda banknotlari Turkiye getiren geminin Pire Limaninda hucuma ugrayip batmasi sonucunda denize dokulen İnonu resimli 50 Kurusluk ve 100 Turk Liralik banknotlar ile yine İngiltere’de bastirilan ancak, Londra’daki bir hava hucumu sirasinda basildigi matbaa zarar goren 50 Turk Liralik banknotlar dolasima verilmemistir.

3) Ücuncu Emisyon (E3) Grubu Banknotlar

Tamami İnonu portreli olarak bastirilan Ücuncu Emisyon Grubu banknotlar, 1942-1947 yillari arasinda dolasima cikarilmis olup, 21/2, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Turk Liralik kupurlerden olusan 6 farkli degerde, 7 tertip olarak İngiltere, Almanya ve Amerika’da bastirilmistir.

4) Dorduncu Emisyon (E4) Grubu Banknotlar

Yedi emisyon grubu icinde en az farkli degerde banknotu ve tertibi bulunan Dorduncu Emisyon Grubu banknotlar 10 ve 100 Turk Liralik kupurlerden olusan 2 farkli degerde, 3 tertip olarak Amerika Birlesik Devletleri’nde bastirilmistir. 1947 ve 1948 yillarinda dolasima cikarilan bu emisyon grubu banknotlarin tamami İnonu portreli olarak bastirilmistir.

5) Besinci Emisyon (E5) Grubu Banknotlar

Besinci Emisyon Grubu banknotlar, 21/2, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Turk Liralik kupurlerden olusan 7 farkli degerde, 32 tertip olarak basilmis ve 1951-1971 yillari arasinda dolasima cikarilmistir.

Ülkemizde bir Banknot Matbaasi kurulmasi calismalarina 1930’lu yillarin sonlarina dogru baslanmis ancak, İkinci Dunya Savasi’nin baslamasi ile bu calismalara devam edilememistir. 1951 yilinda yeniden baslatilan Banknot Matbaasi kurma isi 1958 yilinda tamamlanmis ve ayni yil banknot basimina baslanmistir.

Besinci Emisyon Grubu banknotlarin bir kismi İngiltere’de, bir kismi da ulkemizde basilmistir. Halk arasinda “Mor Binlik� olarak adlandirilan 1.000 Turk Liralik banknot da bu emisyon grubu icinde yer almaktadir.

Dolasima verilen banknotlar 1958 yilinda Banknot Matbaasi kuruluncaya kadar Amerika Birlesik Devletleri, İngiltere veya Almanya’da bastirilmis olup, Banknot Matbaasi’nda basilan ilk banknot Besinci Emisyon Grubu III. Tertip 100 Turk Liralik banknottur.

6) Altinci Emisyon (E6) Grubu Banknotlar

Altinci Emisyon Grubu banknotlar 5, 10, 20, 50, 100, 500 ve 1.000 Turk Liralik olmak uzere 7 farkli degerde, 18 tertipten olusmakta olup, 1966-1983 yillari arasinda dolasima cikarilmistir. Bu banknotlardan I. Tertip 20 Turk Lirasi İngiltere’de, digerleri ise Turkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi Banknot Matbaasi’nda basilmistir.

7) Yedinci Emisyon (E7) Grubu Banknotlar

1979 yilindan itibaren dolasima verilmeye baslanan Yedinci Emisyon Grubu banknotlar 2002 yili itibariyle; 10, 100, 500, 1.000, 5.000, 10.000, 20.000, 50.000, 100.000, 250.000, 500.000, 1.000.000, 5.000.000, 10.000.000 ve 20.000.000 Turk Liralik olmak uzere 15 farkli degerde, 36 tertipten olusmakta olup, banknotlarin tamami Turkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi Banknot Matbaasi’nda basilmistir.

Cumhuriyetin kurulusundan gunumuze kadar 7 emisyon grubunda 21 farkli degerde, 114 tertip banknot bastirilip dolasima cikarilmistir. İlk alti emisyon grubundaki banknotlarin tamami ile yedinci emisyon grubundaki banknotlarin bir kismi degisik tarihlerde dolasimdan kaldirilmis ve 10 yillik zamanasimi surelerinin sonunda degerlerini yitirmislerdir. Halen dolasimda bulunan banknotlarimizin tamami yedinci emisyon grubuna aittir.

Faaliyete gectigi 1958 yilindan bu yana banknotlarimizin basimini surduren Banknot Matbaasi, uzun bir deneyim sureci gerektiren banknot uretiminin orijinal kompozisyon ve kaliplarini da cagdas standartlarda yapacak duzeye gelmis ve dunya standartlarindaki 1.000.000, 5.000.000, 10.000.000 ve 20.000.000 Turk Liralik banknotlarimizin her turlu tasarim, kalip ve baski islemlerini tamamen kendi kadro ve donanim olanaklari icinde basariyla gerceklestirmistir.

GüneÅŸ’in sıcaklığı derece ?

GüneÅŸ’in sıcaklığı derece ?

GüneÅŸ, GüneÅŸ Sistemi’ndeki en buyuk gok cismidir. Çok sicak ve yanmakta olan bazi gazlardan olusur. Bu nedenle, yuzeyinde her saniyede milyonlarca atom bombasi patlamasina esit gucte patlamalar olur. Bu patlamalarda boyu Dunyamiz’in buyuklugunun 40-50 kati olan alevler fiskirir.

Atesten bir topa benzeyen GüneÅŸ, yuzeyinden cok buyuk bir isi ve isik yayar. Eger, GüneÅŸ olmasaydi, her zaman gece olurdu ve her yer buzla kapli olurdu. En onemlisi Dunya’da yasam yani biz olamazdik. GüneÅŸ’in sıcaklığı derece 6000 dis yuzeyinde, icindeki sicaklik ise 12 milyon derece dir.

Ay ikinci insan ?

Ay ikinci insan, Ay’a ayak basan ikinci insan Edwin “Buzz” Aldrin. Apollo 11 uzay araci ile 20 Temmuz 1969 tarihinde Ay’a ayak basan ilk insan ise Neil Armstrong’dur.

Neil Armstrong’un Ay’a ayak basmak ile ilgili olarak soyledigi “Benim icin ufak bir adim, fakat insanlik icin buyuk bir” sozu, 20. yuzyilin en onemli sozleri arasindadir. Ay ikinci insan boyle.

Dünyanın en büyük elması

Dünyanın en büyük elması, “Altin yildonum” (50. yildonum) anlamina gelen 545.67 karat’lik “Golden Jubilee”dir.

Altin yildonum, 273.85 karat’lik “Yuzuncu yildonum” (Centenary Diamond) elması’nin tasarimcisi Gabi Tolkowsky’nin eseridir.

Tas, adini 1997 yilinda 50. tac giyme toreni sirasinda Tayland krali’na verilmis olmasindan almakdadir.

“Altin Yildonum” (Golden Jubilee)

Dünyanın ikinci en büyük elması ise 1905 (Ocak, 26) yilinda Guney Afrika Pretoria’da 3,106 karat olarak bulunmasindan sonra, 9 parcaya bolunen “Cullinan” elmasından elde edilen “Afrika’nin Büyük Yildizi” (Star of Africa)dir. 530.2 karatlik 74 yuzlu dünyanın en büyük ikinci elması “Afrika’nin Büyük Yildizi” Britanya tacina yerlestirilmistir.

“Afrika’nin Büyük Yildizi”

(Star of Africa)

Dünyanın ucuncu büyük elması ise “Essiz” anlamina gelen 407 karat’lik Incomparable’dir.

2001 yilina kadar satilmis olan en degerli elmas (karat basina degeri ile) 0,95 karat’lik Hancock Red’ dir. Tas, $880,000′a ($926,315 karat basina gelen deger) en büyük elmas koleksyoncusu oldugu soylenen Brunei sultani tarafindan satin alinmistir.

1 Karat 0.2 gram’dir.

Pusulayı kim icat etti ?

Pusulayı kim icat etti ? Pusulayı MS 100 yılında Çinliler icat etti. Manyetik bir ortamda serbest bırakılan bir objenin kuzeye yöneleceği prensibinden hareketle pusulanın keşfi gerçekleşti. (Pusulayı kim icat etti ?)

Hani bu sabit sorular varya onlardan biri :)

Google da en cok arananlara baktımda.. (Telefonu Kim icat etti, bilgisayarı kim icat etti vs vs.. )

Bende kalktım arastırdım telefonu kimin icat ettiğini buldum sizinle paylaşmak istiyorum daha neler neler paylaşcam sizinle bu cok zevkli okuyun genel kültürünüz artsın ben sevdim :)

Telefonun İcadı

Edinburg doÄŸumlu Alexsander Graham Bell, Amerikan yurttaÅŸlığına geçmiÅŸti ve sağır bir kıza aşıktı. Sağırlara nasıl yardımcı olabileceÄŸini düşünüyordu. Boston Üniversitesi’nde ses fizyolojisi profesörü iken sesleri mekanik olarak yeniden üretme fikri kafasını sürekli meÅŸgul ediyordu.

Ses dalgaları, elektrik akımına dönüştürülebilirse, o zaman elektrik akımının da bir devrenin öteki ucunda yeniden sese dönüşürülebileceÄŸini düşünüyordu. 1876 yılıydı. Bir gün sesi taşımak üzere tasarladığı bir araçla deney yaparken, pilin asiti pantolonuna döküldü. Asistanı Thomas Watson’dan, Watson’ın binanın baÅŸka bir tarafında olduÄŸunu bilmeden yardım istedi.

Bundan sonra neler olduÄŸunu laboratuvar notlarında şöyle anlatır: “Ağızlıktan ÅŸu tümceyi söylemiÅŸtim: ‘Bay Watson, buraya gelin. Sizi görmek istiyorum.’ Åžaşılacak bir ÅŸey, ama geldi ve söylediklerimi duyup anladığını söyledi. O’ndan sözlerimi yinelemisini istedim. Harfi harfine yineledi. Sonra yer deÄŸiÅŸtirdik Watson, kitabın birinden ağızlığa birkaç bölüm okurken alıcıdan dinledim. Çıkan seslerin alıcıdan geldiÄŸine hiç kuÅŸku yoktu. Duyulan ses yüksek, ama anlaşılmaz ve boÄŸuktu. Ne söylendiÄŸini çıkaramadım, ama rastgele bazı sözcükler çok açıktı; en sonunda da çok açık ve anlaşılır biçimde “Bay Bell, söylediklerimi anladınız mı” tümcesi duyuldu.

Bell, bir yıl sonra telefonun patentini aldı. Birkaç ay sonra Bağımsızlık Bildirgesi’nin yayımlanışının 100. yıl kutlamalarının en coÅŸkulu günleriydi. Konuk Brezilya İmparatoru 2.Pedro, “Bu konuÅŸuyor” diye haykırarak onu bütün dünyaya duyurdu.

Telefon bulunduÄŸu sıralarda, Amerikalı bir belediye baÅŸkanı “Bir gün her kentte bir tane olacak” dediÄŸinde cüretkar bir öngörü sayıldı. İngiltere’de de Postane BaÅŸmühendisi Sir William Preece, bir halk komitesinde, “Amerikalıların telefona ihtiyaçları var, ama bizim yok. Bizim elimizde bir yığın haberci çocuk var” dedi.

Arthur C. Clarke, yirminci yüzyılın sonlarından önce dünyadaki her köyde değil, her evde bir telefon olacağını daha o günden tahmin etmişti.

Thomas Edison, telefonu geliÅŸtirdi, gramofonun habercisi olan fonografı buldu. Joe Nickell, bu ÅŸeyin kolay kabul görmediÄŸini şöyle anlatır: “1878′de, Fransız Bilimler Akademisi’nin üyeleri Du Moncel’in, Thomas Edison’un son buluÅŸu ile ilgili olarak gerçekleÅŸtireceÄŸi bir gösteriye tanıklık etmek için toplanmışlardı. Toplantıya ünlü fizikçi Jean Bouilland da katılmıştı. Küçük, ilkel fonograf konuÅŸmaya baÅŸladığı sırada (Du Moncel’in biraz önce söylediÄŸi sözleri yanlışsız yinelerken) 82 yaşındaki Bouilland, fizikçinin üzerine atılıp boÄŸazına sarıldı.

“Seni sefil!” diye bağırdı.”Bir vantroluÄŸun hileleriyle bize aldatmak istemeye nasıl cüret edersin! “Bouilland, bir tek insanların konuÅŸabildiÄŸini, makinelerin konuÅŸamayacağını “kavramış” biriydi!”

Maxwel’in konuyla ilgili makalesi aslında 1865 yılında yayınlanmıştı.

Maxwel’in Elektromanyetik Dalga Kuramı, büyük bir düşünsel baÅŸarıydı ama bazı İngiliz ve Avrupalı bilim adamlarının fazlaca ilgisini çekmemiÅŸti. Makalesinin yayınlanışından tam 23 yıl sonra 1887 yılında Alman fizikçi Heinrich Hertz (1857-1894), elektromanyetik dalgaların varlığını denel olarak kanıtladı.

Hertz, bunu başarabilmek için, dalgaları yayan bir verici ve bir alıcı yapmıştı. Böylelikle dalgaların iddia edildiği gibi hareket ettiklerini kanıtlayabilecekti; ama o zamanların iyi donanımlı laboratuvarlarının çoğunda bulunabilecek basit elektrikli teçhizatı kullanmıştı.

Hertz’in vericisi, aküyle çalışan bir endüksiyon bobiniydi; yani günümüz otomobillerinde bulunan ateÅŸleme bobinine (kontakt) benzeyen ve ayarlanabilir bir kıvılcım boÅŸluÄŸu bulunan bir kıvılcım veya endüksiyon bobiniydi. Ayrıca vericinin üzerinde çift kutuplu anten olarak iÅŸlev gören iki tane düz metal plaka bulunuyordu.

Hertz’in alıcısı küçük bir boÅŸlukla ayrılmış bir tel devreydi. Vericilerin boÅŸluÄŸundaki salınım yükü, Uzay’da ışıyan elektromanyetik dalgalar, alıcıya ulaşırken, telde bulunan sabit elektronların hareket etmesine ve devredeki boÅŸlukta bir kıvılcımın oluÅŸmasına neden oluyordu.

Sonuçta, Hertz’in laboratuvarında kıvılcımlı telsiz telgraf sistemi doÄŸmuÅŸ oldu. Üzerinde yapılacak önemsiz deÄŸiÅŸikliklerle Hertz’in cihazı, kodlu mesajlar gönderebilecek bir biçime dönüştürülebilrdi. Ama ne var ki Hertz, iletiÅŸim teknolojisiyle ilgilenmiyordu.

Sonuçta o, Maxwell’in kuramsal çalışmasının önemli bir kısmını deneylerle doÄŸrulayan bir bilim adamıydı. Hertz’in yaptığı deneyleri açıklayan popüler, çaÄŸdaÅŸ yorumlar, bu deneylerin olası pratik kullanımlarından söz ediliyordu; ama Hertz, araÅŸtırmasının bu yönüne iliÅŸkin olarak hiçbir yorumda bulunmadı.

Bu sıralarda İngiltere’de Sir Oliver Lodge (1851-1940) da benzer çalışmalar yapıyordu. Bu çalışmaların aksayan yanları bulunmasına karşın, Hertz, telsiz dalgalarının, telgrafın keşfinde ilk adımları yansıtır.

Hertz ve Lodge, verici ve alıcı cihazları belirli bilmsel ilkeleri kanıtlamak amacıyla yapmışlardı; ama yine de Lodge, Alman meslektaşına kıyasla, teknolojik sorunlarla daha fazla ilgileniyordu. Sözgelimi, elektrik dalgaları üzerine yaptığı araştırma, fırtınalı havalar sırasında yeterli koruma sağlayamayan yıldırımsavarların gelişkin hale getirilmesine yönelik bir araştırmadan türemişti.

Uygulamaya yönelik ilgisine ve elektromanyetik ışıma hakkındaki üstün bilgisine rağmen Lodge, telsiz telgraf düşüncesine ilk yönelenlerden birisi olamadı.

1892 yılında bir baÅŸka İngiliz fizikçi (tabi ki o da bir Sir), Sir William Crookes, popüler bir bilim dergisinde, Hertz’in keÅŸfettiÄŸi dalgaların mucizelerini öven bir makale yazmıştı. Crookes’in kehanetlerine göre bu dalgalar, gelecekte hava koÅŸullarının kontrol edilmesini, daha iyi ürünler yetiÅŸtirilmesini, aktarım telleri kullanmaksızın evlerin aydınlatılmasını saÄŸlayacaktı; o sıralarda ise tellere, direklere, kablolara veya pahalı aletlere gerek duymayan bir telgraf sisteminin yaratılmasında kullanılabilirlerdi.

Tarihçi Hugh G.J.Aitken ise, 1892 yılının telsizle iletiÅŸimin geliÅŸiminde bir sınır çizdiÄŸine inanıyor. Önceleri, elektromanyetik dalgalar üzerine yapılan deneyler, Maxwell Kuramı’nı geçerli kılma amacını güdüyordu. Ama 1892 yılından sonra deney yapan kiÅŸiler, sinyal gönderme sistemlerine, yeni cihazların geliÅŸtirilmesine veya icat edilmesine ve bilimsel makaleler yerine, patent baÅŸvuruları gerektiren ticari geliÅŸmelere yöneldiler.

Lodge, 1894 yılında İngiliz Bilim GeliÅŸtirme DerneÄŸi’nin yıllık toplantısında, icat ettiÄŸi vericiyi tanıttı. Yaklaşık 55 metrelik bir uzaklığa, mors alfabesiyle sinyaller gönderdi ve telsiz telgrafın sunacağı olanakları anlattı. O sıralarda Lodge, telsizle iletiÅŸim konusunda bilimsel ve teknolojik geliÅŸmeleri yakından takip ediyordu ve bu alandaki bilgisi oldukça fazlaydı.

Bunun yanısıra, bu konunun gelecekte çok büyük bir etkiye sahip olacak yönleri üzerinde de çalışmalarda bulunuyordu ki bunlar arasında en önemlisi ’seçici akort’ tu. Bu buluÅŸ, telsizle iletiÅŸimden yararlanan kiÅŸilerin daha düşük frekanslarda haberleÅŸmelerini saÄŸlayacak ve böylelikle baÅŸka sinyallerin araya girmesini engelleyecekti.

Maxwell, 19. yüzyılın büyük öncülerinden biridir. Bir gazın sıcaklığının o gazın molekülleriyle iliÅŸkisini açıkladı ve “gazların kinetik kuramı” nın oluÅŸmasında belirleyici rol oynadı. Aynı matemaktiksel hünerini, elektrik ve manyetizma olayları arasındaki iliÅŸkiyi açıklayan denklemleri kurarken de kullandı. O, gerçek bir araÅŸtırmacıydı. Mekanik ve astronomi ile de ilgilendi. 1861 yılında renkli fotoÄŸrafı ilk olarak o çekti.

Linkblog

son yazılarım

çok okunanlar

son yorumlar